6 ay önce
6 ay önce

Zülfü Livaneli Serenad Kitap Özeti

Zülfü Livaneli Serenad Kitap Özeti

Maya, eşinden ayrılmış, buluğ çağındaki oğlu Kerem ile yaşam sürdüren ve İstanbul Üniversitesinde rektörün özel kalemliğini yapan güzel, çalışkan ve duygusal bir bayandır. Kendisine Harvard Üniversitesinden gelen 87 yaşındaki Max Wagner’ı ağırlama vazifiyeti verilir. Prof. Wagner’ın İstanbul’daki programına eşlik etmeye başlamıştır. Yolda seyir halindelerken kendilerini Reno marka bir aracın izlediğini fark eder. İlk başta bu durumdan bir anlam çıkaramasada kendilerini takip eden kişilerin istihbarat olduğunu kendilerinden öğrenir. İstihbarat görevlileri kendisini tehdit ederek,  Prof. Max Wagner’ın yaptığı her şeyden kendilerine rapor vermesini mecbur ederler. Tehdit konusu da, Maya’nın babaannesinin Ermeni oluşundan dolayı abisi Albay Necdet’in kariyerini tehlikeye atabileceklerini ifade ederler.

Maya bir sabah erkenden Max’ın arzusuyla yanına rektörün şoförü Süleyman’ı da alarak profesörü Şile’ye götürür. Max Şile’de Karadeniz kıyısında buz gibi soğukta kemanını çıkarıp bir yapıt çalar ama çok hastalandığı için profesörü arabaya kadar götüremezler ve Maya ile Süleyman profesörü yakındaki fonksiyon görmeyen motele taşırlar. Bu arada da araba da bozulmuştur. Bozulan arabayı da onarım amacıyla Süleyman ve motel görevlisi tamirci bulmaya gidince, Maya profesör soğuktan ölmesin diye bedeninin sıcaklığını sunabilcek amacıyla onunla birlikte çıplak bir şekilde yatar ve bu şekilde onun hayatını kurtarır. Süleyman döndüğünde onları o şekilde görünce kızarak yanlarından ayrılır.Maya, profesörü motel görevlisi ile hastaneye yetiştirir ve Max iyileşmeye başlayınca, Maya hekim arkadaşından Max’ın kanserden dolayı birkaç aylık ömrü kaldığını öğrenir. Max, Amerika’ya dönemeden tüm öyküsünü Maya’ya Pera Palas’ta anlatır….

Max Almanyada bir üniversitede asistan iken Hitler’in çabalarıyla başlayan Yahudi düşmanlığından öğren için endişe duysalar da  evlenirler ve daha güvende olmak amacıyla bulundukları şehirden başkaca bir şehre taşınırlar. Olaylar önlenemez şekilde ilerleyince İstanbul’a taşınmaya karar verirler ve trene binerler fakat Nadia’nın adını Deborah olarak değiştirmiş olsa da Max fark edemeden sınırda bir Gestapo Nadia’yı trenden indirip tutuklar ve götürür. Max çaresiz İstanbul’a gider ve Nadia’yı oradan kurtarmaya çalışmaya başlar.
Profesör İstanbul’da bir yandan çalışıp geçimini sağlamaya çalışırken diğer yanındadır hep aklı. Nadia’da… Her türlü temaslarla Nadia yı getirmek için vaftiz kağıdı çıkarır ve komşularının desteği ile o sırada Romanya’ya gelmiş olan Nadia’nın Struma isimli gemiye binmesini sağlar. Struma İstanbul’a gelince İngiliz hükümetinin baskısı yüzünden yolcularını İstanbul’a indiremez. Max bu halden kahrolur ama mektuplaşma yolu ile haberleşirler. Struma’nın İstanbul boğazında kalmasına izin verilmeyince gemi Karadeniz yönüne demirlemek mecburiyetinde kalır. Max bir şekilde Nadia’yı o gemiden kurtarmak istemediktedir. Bir sabah Max kayıkla Struma’ya yaklaşırken gemi aniden infilak eder. Max büyük bir hayal kırıklığı ve boşluğa düşmüş bunalıma girmiştir. İstanbulda kendisini tutacak bir şey kalmayınca da Amerika’ya göç eder ve Harvard Üniversitesi’nde hocalığa başlar. İstanbul’a 60 sene sonra dönecektir Max…

Maya, şoför Süleyman yüzünden profesörü donmaktan kurtarırken ki halleeri sebebiyle iftiraya kurban giderek  profesötle yattığı suçlamasıyla üniversitedeki işini kaybeder ama ara ara flört ettiği borsacı Tarık Maya’nın birikmiş parasını çok iyi bir şekilde değerlendirdiği için gerçekte madden çok iyi bir halde olduğundan dolayı hayatını yeniden düzenlemeye karar vermiştir. Bu arada da profesörün anlattıklarının etkisinden çıkamamıştır. Struma’nın sonra Nadia’nın izini bulmaya karar verir ve başlar araştırmalara. Almanya’ya giderek arşivden Max’ın kaybettiği ve saatinde Almanya’da Üniversite’de Nadia amacıyla bestelediği ve Serenad adını verilen bestesinin notalarını bulur. Bu eser profesör’ün şile de sahilde çaldığı eserdir. Sonra Struma’yı videoya çeken balık adamlarla görüşerek bir kopya alır. Oğlu Kerem’i de sorumluluklarına sahip çıkamayan babası, eski kocası Ahmet’e birkaç aylığına bırakıp Amerika’ya gider.

Maya hemen Amerika’ya gider, profesörü görür, bulduğu bilgileri onunla paylaşır. Profesör çok duygulanır. Maya’ya teşekkür eder. Birkaç gün sonra profesör ölür ve isteği üzerine Maya profesörün küllerini Şile’den denize döker.Bu şekilde iki sevgili Prof. Maximillian Wagner ve Nadia kavuşmuştur.

Paylaşın