8 ay önce
8 ay önce

Zambaklar Açarken Roman Özeti

Kerime Nadir Zambaklar Açarken Kitabının Konusu

Babası tanınan bir yazar olan ünlü bir futbolcunun,babasından habersiz bir şekilde evlenmesi ve maçlarından ötürü ülkesine dönemediği amacıyla,karısını babasına emanet etmesiyle başlayan hadiseler birbirini izler.

Zambaklar Açarken Özeti

Herşey o mektupla başlamıştı.Otele geldiğinde, geniş koltuklardan birine oturdu.Dogrusunu söylemek gerekirse, evvelce bu işi muzip oğlunun bir şakası sanmıştı.Fakat otelin kayıt defterindeki o oda ayırttırılmış ve isimde aynı kişiye aitti.O an başından aşağı soğuk terler boşalıvermişçesine yerinden fırladı ve doğruca 216 numaralı odanın önüne gitti.Kapıda rahatsız etmeyin yazısını görünce bu işi yarına bırakmaya karar verdi.Akşam otelin barına gittiğinde genç güzel bir kız alkolün vermiş bulunduğu tesir ile üstündekileri tek tek çıkartıyor ve Oğuz Bey’e öpücükler atıyordu.Buna daha çok dayanamayarak odasının yolunu tuttu.

Ertesi sabah tekrar odanın önüne gidip kapıyı çaldığında, içerden gelen küstah cevaplar iyice sinirini bozmaya yetmişti.İçerdeki o ses, kapıyı açtığında büyük bir şok yaşadı.Ona bakan yüz, akşam barda üstünü kafasını çıkartıp dans eden kızın ta kendisi idi.o anda oğlunun niye bu tür bir işe kalkıştığını düşünerek sinirli bir şekilde hazırlanmasını ifade ederek buradan gideceklerini söyledi.Çiftliklerinin yolunu tutarken ikiside konuşmuyor,gözlerini yoldan ayırmıyorlardı.Derken Perran özür dilercesine bir şeyler mırıldanıyordu.Fakat hiç bozuntuya vermeden yoluna devam eden Oğuz Bey, çiftliğe geldiklerinde evin işlerine bakan İclal Hanıma onu tanıştırmak amacıyla ağzını açtı.İclal Hanım da onu pek sevmemiş olacak ki yüzü bir karış açık şekilde işlerim var diyerek oradan uzaklaştı.Bu huzursuzluk devam eder iken yanına gelen Perran,özür diliyor ve bu tür delilıkların bir daha olmayacağını tekrarlayarak Oğuz Bey’in gönlünü almaya çalışıyordu.

Bundan sonra,aralarında büyük bir yakınlaşma başlıyor ve sık sık çiftlikten uzak,geceleyin geri dönmeyen geziler başlıyordu.Bu hal gelinini eskiden tanıştımış bulunduğu yakın arkadaşı, Sabir; halası, Tomris Albat ve ev halkını rahatsız ederdi.Bu geziler,bu yakınlaşma hatalı anlaşılmaya namacıyla oluyor olmalı ki Sabir, Oğuz Bey’İn odasına girerek ona tehditler savuruyordu.”Oğlunun karısıyla nasıl bu tür bir temasta bulunabilirsin?”gibi sözler sarfettiğinde problem anlaşılmıştı.Oysaki bu temas aralarında kurmuş oldukları büyük dostluktan diğer birşey değildi.Onu tersleyerek odadan çıkmasını sağladı.Ertesi sabah Perran ile çıkmış oldukları at gezisinde büyük bir patlama duyuldu ve sonrasında Sabir çalılıkların arasından görüldü.

Anlaşılan av merakı devam ediyordu.Ama nerdeyse ikisinden birini vuracaktı .Eve döndüklerinde oğlundan gelen telgrafta, ilk uçakla geliyor olduklarını yazıyordu.Hava alanına vardıklarında büyük bir seyirci kitlesi futbol kafilesini bağrına basıyordu.Tabi bunların ortamında oğlu da vardı.Oğlu Mete koşarak yanlarına geldi ve tek tek herkese sarıldı.Perran buna pek sevinmemiş gözüküyordu.Anlaşılan aramızdaki o görkemli dostluğun bozulmasından korkuyordu.O sırada uçağın kapısında bir kadın belirdi ve Mete babasına onu işaret ederek “İşte karınız babacığım” diyordu.O boşanmak üzere olup ne vakittir görmediği karısı Mediha oğlunun mürveti amacıyla geri dönmüş ve halası Tomris yardımıyla boşanma kayıtlarını iptal ettirmişti.Oğuz Bey Mediha soğuk bir şekilde karşıladı.Çünkü her vakit ki gibi işlerine karışacak ve onu bir kölesi gibi kullanmaya devam edecek kendini beğenmiş biriydi.Sabir anlatmış olacak ki o da Perran’ı görünce pek sevinmemiş bulunduğu yüzünden okunabiliyordu.Çiftliğe gittiğinde Mete arkadaşlarını çağırdığını ve karısı ile birlikte vatan dışına giderek orada bir takıma aktarma olmak istediğini söyledi.Perhan buna karşı çıkarak hiçbir yere gitmeyeceğini söylüyor Mete de onu yatıştırmaya çalışıyordu.

O akşam birlikte dışarı çıkan Mete ve karısı eve döndüklerinde Mete yalnızdı.Mete’nin ağzını bıçak açmıyordu.Perran’ı bulmaya gittiğinde Mete’den boşanmak istediğini söylüyordu.Bu çok iddialı bir söz idi.Perran konuşmaya başladı.Yurt dışına gitmek isteyişinin sebebinin zenci bir metresinin bulunduğu idi.Bu arada Mete vatan dışına gitmiş ve bir ön uyuşma imzaladığının haberi gelmişti bile.Bunun üzerine Perran ‘ı çiftliğe getiren Oğuz Bey,evde Sabir ve karısının asık suratlarıyla karşılaştı.Ertesi sabah tekrar atla gezintiye çıkmaya karar verdiler.O gün zambakalar daha da büyümüş ve güzelleşmişlerdi.Şelalenin önüne geldiklerinde tekrar korkunç bir patlama ve Perran atın üstünden düşüyordu.O sırada Sabir çalılıklar arasından çıkarken Mete’nin namusunu kurtardığını haykırıyordu.Oğuz Bey çabuk bir şekilde Perran’ ı kucaklayarak anayolu bulmaya çalışıyordu.Ama bir türlü kafasını toplayıpta doğru yolu bulamıyordu.Bulduğunda da esasen iş işten geçmiş,Perran ölmüştü.
Onun mezarını zambak bahçesinin ortasına yaptırdı.Ölüm haberini alan Mete, soluğu çiftlikte almış ve haberin doğruluğunun araştırıyordu.Gerçeği öğrenince yıkıldı ve onu annesinin yanına götürmek istediğini ve Sabirin de orda bulunduğunu söyledi.Bu büyük bir fırsat idi onun amacıyla.Eve gittiklerinde Sabir her vakit ki gibi içiyordu.Onu görür görmez katil diye üzerine saldıran Oğuz Bey’i gören oğlu Mete donup kalmış ve vakası yorumlamaya çalışıyordu.O anda herkes büyük bir şok içersinde iken Mediha ilk uçakla onu vatandışına kaçıracağını söyledi.Bunu duyan Mete babasının göstermiş bulunduğu tepkiyi tekrarlayarak Sabir’in üzerine yürüdü.O sırada Mediha “O senin gerçek baban” diyerek babası bulunduğunu yüzüne vurdu.”Onun gibi bir kadından diğer bir şey beklenmez.” diyen Oğuz Bey kapıyı vurup çıktı.Arkasından metenin sesi duyuldu.Bunca yıl babalık yapan Oğuz Bey’i bırakıpta diğer birinin oğlu olmak onun onuruna dokunurdu.Olup biten her şey onlar amacıyla bir rüyadan ibaretti sadece.

Kitabın Ana Fikri
Başkalarının karanlık görüşleri, mutlu dünyamızın ışıklarını karartmamalı.Gençliğin sizisizden almış ve sizi şöyle bir kıyıya itivermiş olan hayat,bazen vücudumuza zehirli bir neşterin ucuyla dokunuverir.

 

Paylaşın