5 ay önce
5 ay önce

Sırça Köşk Kitap Özeti

Kendini zeki ve aynı zamanda uyanık zanneden  üç dost baş başa verip güzel bir şehire giderler. Gittikleri kentte insanlar çok çalışıp didinir ve mükafat olarakta belli bir nitelikte standartta yaşarlar. Bu güzel kentte nasıl çalışmadan yaşaya biliriz ve bu insanlar bizi yadırgamaz içlerine alırlar? diye hinayetçe düşünmeye başlarlar. Aralarından birinin aklına parlak bir düşünce gelir. Güzel şehrin çarşısına inerler ve sıksık hayretler içersinde kalmış ve şaşkın bir ifade ile Tanrı Tanrı diyerek çevrede dolanırlar. Şehirde ki insanlar meraklanıp bundan sonra sorarlar, neye şaşırıyorsunuz? Cevap olarak bu şehrin Sırça Köşk’ünün olmamasına derler.

Şehirdeki insanlar karar verir, diğer şehirlerden bir eksikleri olmadığını ve bu Sırça Köşk amacıyla her şeyi yapmalarına razı olduklarını söylerler. Bu uyanık üç dostun planı tutmuştur. Yanlarında çalışacak insanlar da tutmuşlardır. Köşkü yapıp hem de üzerine kat çıkmışlardır. Köşkü sonunda bitirmişlerdir. İnsanlar Sırça Köşk’e geldiği zaman sorular sorduğunda her şeye bir cevapları vardır. Bu yalan cevaplara ne yazık ki halkta inanır. Köşke yerleşen çalışmak istemeyen insanların vasıflarını bile söylüyorlardı. Döşek yamağının yamağı diyerek yaşamaya başladılar. Köşkte bu kadar insan çalışmadan her şeyi halktan temin ediyordu.

Halkın elindeki her şeyi sömüren Sırça Köşk sakinleri halkın elinde kalan bundan sonra son koyunları da kebap gerçekleştirme amacıyla ister. Gelen koyunların kellelerinden üç adedini halka verir. Kellenin birisinde beyin, birisinde göz ve birisinde dil yoktur. Halk bunu sorunca siz becerip yiyemezsiniz gereksiniminiz yok gibi şeyler söylerler. Artık canından bezen bir adam kelleyi Sırça Köşk’e fırlatır. Halk bir bakar ki yıkılmaz denen dayanıklı gördükleri Sırça Köşk’te bir delik açılır. Diğer kelleri de atarlar, sonra Sırça Köşk tuzla buz olur. Yıkıntıları da toplanır ve halk eski yaşantısına devam eder. Sırça Köşk’ün lüzumsuz olduğunu anlarlar.

Kitabın kıssadan hisse cümlesinde der ki; “Sakın tepenize bir sırça köşk kurmayınız. Ama günün birisinde nasılsa bu tür bir sırça köşk kurulursa,onu yıkılmaz,devrilmez bir şey olduğunu sanmayın. En heybetlisini tuz buz etmek amacıyla üç beş kelle fırlatmak yeter.”

Sabahattin Ali Kimdir ?

1907 senesinde Kırklareli’nde dünyaya gelen Sabahattin Ali, Türk Edebiyatının mühim kalemleri arasında yer almaktadır. Cumhuriyet devresi Türk edebiyatını etkileyen bir karakter olan Ali, Romanlarıyla ön plana çıkmaktadır. Daha çok hikaye kaleme alan Ali’nin yapıtlari arasında Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan, Kürk Mantolu Madonna gibi kült yapıtlar yer almaktadır.İlk hikayelerine Balıkesir’de başlayan Ali, edebiyat öğretmeni Ali Canip Yöntem’in destekleriyle Akbaba ve Çağalayan dergilerinde şiirler de yayınlamıştır. Dil eğitimi hedefiyle Almanya’ya gönderilen Ali, Türkiye’ye döndüğünde Almanca Öğretmeni olarak vazife yürüttü. Hakkında açılan davalar nedeniyle yurtdışına çıkmak isteyen Sabahattin Ali, 1948 senesinde Ali Ertekin tarafından öldürüldü.

 

Paylaşın