3 ay önce
3 ay önce

Silahlara Veda Kitap Özeti

1.Dünya Savaşı’nda İtalyan ordusunda gönüllü görev yapan Amerikan kökenli olan Teğmen, Frederic Henry, bir ambulans ekibinden oluşan birliğinin başında görevlendirilmiştir. Ona verilen görevi birliğine gelen hastaları ve yaralıları bakım merkezlerinden alıp, üs merkezlerine götürmek ve boş yatak sayısına göre hastanelere dağıtmaktır.

İtalyanlar, Avusturya cephesinde yeni bir hücum hazırlığına başlamışlardır. Saldırıdan kısa bir vakit evvelce  Frederic Henry, yeni bir hastane kurmak amacıyla gönderilen birkaç hemşireden biri olan Catherine ismindeki bir hemşireyle tanışıp dostluk kurar. Frederic Hanry, Catherine ile gönül eğlendirmek, vakit geçirmek niyetindedir ama Catherine Frederic Henry’ye aşık olmuştur.
Frederic Henry cepheye gitmek üzere yola çıkmadan evvelce Catherine ona savaşta tehlikelerden koruması amacıyla bir kolye armağan eder. Çatışmada Frederic Henry ağır bir şekilde yaralanır. Birkaç hastane ilk müdaheleleri yaptıktan sonra onu Milano’daki Amerikan hastanesine gönderir. Hastanede Catherine’le yine karşılaşırlar. Frederic Henry bu kez ona aşık olur.

Ameliyat ve pansumanlardan sonra Frederic Henry düzelmeye başlar. Yasak bulunduğu durumda saklı saklı içki içer. Bu durum onun sağlığına zarar vermektedir. Biraz düzelince yine cepheye gönderilir. Son gecelerinde Catherine, Frederic Henry’ye hamilelik yaşadığını söyler.

Avusturya cephesinde Almanların da desteğini alan Avustralyalılar karşısında, İtalyan’lar geri çekilmeye başlar. Frederic Henry ve ekibinin hastane malzemelerini araçlara yükleyip geri çekilmeleri gerekmektedir. Frederic Henry ve üç dostu malzemeleri ambulanslara koyup Udin’e doğru yola çıkarlar. Şiddetli yağmur altında ilerlerken gördükleri insan manzaraları yürekler acısıdır. Geri çekilen italyan askerleri katlanılması zor acı ve sıkıntılarla boğuşmaktadır.

Udin yolunda yağmur ve çamurun da etkisiyle anayol tıkanır. Udin’e bir an evvelcesinde varmak isteyen Frederic Henry ve arkadaşları kestirme bir yola girer. Udin’e 10 km. kala araçları çamura saplanır. Araçları çamurdan kurtaramazlar ve yola yaya devam ederler, başka birliklere yetişirler. Savaştan bunalmış ve nefret etmiş olan askerler orduya ve rütbelerine hakaret etmektedir. Aynı davranışları Frederic Henry de gösterir. Askerlerin Udin’e kadar gerçekleştirdikleri geri çekilme hemen Frederic Henry’nin gördükleri, ona silahlara veda etme kararı aldırmıştır.

Geri çekilen askerler Taglimento ırmağını geçince kendilerini bekleyen kötü sürprizle karşılaşırken orada bir mahkeme kurulmuş orduya, rütbeye ve askerliğe hakaret edenler sorgulanıp mahkeme edildikten sonra idam edilmektedir. Frederic Henry, sorgu sırası kendisine yaklaşınca bir yolunu bulur ve ırmağa atlayıp kaçar. Bir oduna tutunarak saatlerce ırmakta yol alır, Venedik ovasını yürüyerek geçer. Türlü sıkıntılarla bir yük treniyle Milano’ya varır. Orada bir dostundan grup elbise satın alır. Catherine’in çalıştığı hastaneye gider. Onun Stresa’daki bir hastaneye gönderildiğini öğrenir. Trenle Stresa’ya gidip Catherine’i bulur. Kaldıkları otelin sahibi Henry’nin sabaha tutuklanacağını öğrenir ve kayıkla kaçmalarını sağlar. Frederic Henry ve Catherine oteldeki garsonun kayığıyla İsviçre’ye geçer. Sabaha kadar kürek çeker elleri yara amacıylade kalır, İsviçre polisi durumlarından şüphelenip onları tutuklar; ama evrakları tam bulunduğu amacıyla serbest bırakırlar.

Montrö yakınlarında bir eve yerleşirler. Doğum yaklaşınca Lozan’a gidip bir otelde kalırlar. Sancıları çıkan Catherine hastaneye yatırılır. Bebek sezaryenle ve ölü doğar, çok kan kaybeder Catherine. Doğum başlamadan evvelce hemşire çok yorgun ve aç olan Frederic Henry’yi yemeğe gönderir. Henry geri döndüğünde Catherine baygın ve kötü bir durumdadır. Ölünceye kadar da hiç kendisine gelemez. Artık yapayalnız kalmış olan Frederic Henry, yağmur altında, ağır adımlarla otele doğru ilerler.

Paylaşın