8 ay önce
8 ay önce

Şeker Portakalı Kitap Özeti

Şeker Portakalı isimli kitapta anafikir olarak çocuğun çocuk olarak görülmesi, çocuktan ilgi, şefkat ve sevildiğinin bilmesi için gerekli çabanın gösterilmesi fikrinde durulmuştur.

Şeker Portakalı Kitap Özeti

Zeze yaramazlığıyla bütün mahallede adından söz ettiren, zeki  ailesinin kendi başlarına daha çok dert açmasından korktuğu için ve kafalarının bir nebze de rahat etmesi için  daha beş yaşında okula gönderilen bir afacandır. Zeze en çok sevdiği kardeşi olan Luis ve Totoca ile ile birlikte  gezerdi. Ancak kendisiyle ailesinde en çok kardeşi Luis’in ilgilendiğinden sık sık söz ederdi Zeze..

Zeze, Edmundo  dayısına düşkün sürekli olan görüşmek ister ve görüşür dayısından çok şey öğrenirdi. Noel yaklaşmaktaydı ve bütün şehirde noelin yaklaştığını gösteren hadiseler gelişmeye başlamıştı. Dükkanlar daha cıvıl cıvıl ve canlı….

Zeze ise ailesinin durumunu bildiği için bu durumdan pek hoşnut değildi. Heyecanını yaşayamamaktaydı.Noel sebebiyle bir kamyon dolusu oyuncak dağıtılacaktı.Bu oyuncaklardan alabilmeleri amacıyla oyuncakların dağıltıldığı ve çok uzak mesafade olan bu yere gitmeleri gerkiyordu. Kardeşi ile beraber bir umut gittiler de…Ancak bu yere vardıklarında oyuncak kalmamıştı. Bu sebeple  Noel’i armağansız geçireceklerdi.Bu durumdan şikayetçi olan Zeze homuldanırken babası duymuştu.Babası bu hadise üstüne bir köşeye çekilip çok üzüldüğü anlaşılırcasına oturdu.Zeze babasının orda olmasından haberdar değildi. Gördü ki babası kendisini duymuştu. Ne yapacağını düşündü ve aklına kendini affettirmek amacıyla boyacı sandığını kapıp para kazanmaya gitti ve kazandı da gelirklen babasına sigara getirdi.

Zeze zeki bir çocuktu. İlk başta herkes onun duyduklarını ezberlediğini sanıyordu.Okumayı bilmesi ve birazda onun yaramazlığından kurtulmak amacıyla onu okula kaydettirmişlerdi..Okulda öğtetmeninin en çok sevdiği öğrenci Zeze idi.Çok başarılıydı ve de çok sessizdi.Evde yaptığı yaramazlıkları okulda hiç yapmıyor sanki evdeki çocuk okulda başka birine dönüşüyordu.

Taşınmaları gerekiyordu ve yeni evlerine gitmişlerdi. Gloria  evdeki hintkirazı ağacına sarılıp o ağacın onun olduğunu  söyledi.Diğer kardeşi de aynı şeyi demirhindiye yaptı.Ve Zeze ‘ye de arkadaki ufak bir şeker portakalı fidanı vardı.dikensiz bulunduğu amacıyla onu seçti.Ablası onun çok genç bulunduğunu ve ufak fidanın da onunla büyüyeceğini söyledi. Zeze sürekli ufak fidanın yanına gidip kendi kendisine konuşuyordu.Sonunda bu ufak fidan Zez’nin sorularına yanıt verdi.Bu hadiseda sonra Zeze devamlı fidanın yanına giderek onunla dertleşiyordu.

Zeze yaptığı yaramazlıkların birisi neticesinde ayağını bir cam parçasıyla yarmıştı.Bunu farkeden  adam  Zeze’yi derhal  arabasına bindirip onu okula bıraktı.daha sonraları sık sık biraraya gelip arabayla gezmeye başladılar.Zeze bu  adamı çok sevmişti ve de çok içten olmuştu.

Evde yaptığı yaramazlık neticesinde babası ve ablası ağzı burnu kırılıncaya kadar dövmüşlerdi.Okulda kimse halini anlamasın diye okula göndermediler.Bu yüzden o adamın da yanına gidemiyordu.Dünyada en çok sevdiği bireyin bu adam olguğunu düşünüyordu ve bu sebeple bu adamdan onun babası olmasını istiyordu.

Totoc paraya gereksinimi bulunduğu amacıyla Zeze’ye gelip ondan para istedi.Ama Zeze ona para vermemeye kararlıydı.Totoca para verirse ona iki mühim şey söyleyeceğini söyledi.Şeker portakalı ağacının bulunduğu bahçenin yol amacıyla kullanılacağı ve bu sebeple şeker portakalı ağacının kesileceğini söylemişti.

Birgün Zeze okulda öğretmenin sorduğu soruyu yanıtlarken geç kalan dostu içeri girdi.Portekizli o adamın arabasının Mangaratiba isimli trenin altında kaldığını ve büzden kendisini geç kaldığını söyledi.Bunu duyan Zeze izin almadan hadise yerine gitti ve gerçeği öğrendi.hayatında en çok sevdiği adamı yani babası olmasını istediği bireyi kaybetmişti. Totoca onu bir evin önünde oturuken buldu. Ateşler içerisindeydi..Hemen eve götürdü.evdekiler onun tekrar numara yaptığını sanıyorlardı.Daha sonra bunun gerçek bulunduğunu anladılar.Hiçbirşey yiyemiyor,hiçbirşey içemiyordu.Bütün mahalle Zeze’nin ziyaretine gelerek onsuz mahallenin çok sıkıcı çok cansız bulunduğunu söylüyordu.Totoca ona kötü haber verdiğini ve bu yüzden kardeşinin bu durumlara düştüğüne inanıyordu.Bu yüzden vicdan azabı çekiyordu.

Babası bu süre zarfında bir şirketin amirliğine atanmıştı.Zeze’yi karşısına alıp ona bundan sonra bu sefaletin bittiğini ve bundan sonra acı çekmeyeceğini söyledi.Ayrıca Şeker portakalı fidanının kesimini de ertelettiğini söyledi. Ancak Zeze için çoktan şeker portakalı kesilmişti.Çünki onun manevi babası o adam  Manuel Valaderes ölmüştü….

 

 Jose Mauro De Vasconcelos Kimdir ?

 

Jose Mouro de Vascancelos, 26 Şubat 1920’de Rio de Jenerio yakınlarındaki Bangu’da doğdu.Kızıldereli ve Portekizli kırması bir ailenin çocuğuydu.İki sene tıp eğitimi aldı ama bu eğitimini tamamlamadı.Çeşitli işlerde çalıştı.boks antrönörlüğü,tarım işçiliği yaptı.Kızıldereliler arasında yaşadı.1942 senesinde yazdığı ilk Romanı Yaban Muzu ile eşine az rastlanır anlatıcılık becerisini otaya koydu.ardından Şeker Portakalı,Güneşi Uyandıralım,Delifişek,Kardeşim Rüzgar,Kardeşim Deriz,Çıplak Sokak gibi Romalarıyla ünü Brezilya sınırlarını aştı.

Paylaşın

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.