8 ay önce
8 ay önce

Ermeni İddiaları ve Gerçekler Kitap Özeti

Asya ve Avrupa kıtaları arasında köprü konumunda olan Türkiye;Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan boğazları,OrtaAsya,KafkAsya ve Ortadoğu’daki natural enerji kaynaklarının kesiştiği noktadaki jeopolitik konumuyla tüm dünyanın ilgisini çekmektedir.

Geçmişte Osmanlı İmparatorluğu,bugün de Türkiye,bu jeopolitik ve jeostratejik konumundan ötürü detaylı entrikaların çevrildiği bir alan olmuştur.İmparatorluğu parçalayarak tarih sahnesinden silmek isteyen sömürgeci devletler,bu entrikalarında yüzlerce senedir Türklerle dostça yaşam sürdüren Ermenileri de kullanmışlardır.

Tarihte bulunduğu gibi bugünümüzde de Ermeni toplumu üzerinden siyasi ve ekonomik çıkar sağlamaya çalışan ülkeler olmaktadır.Bazı ülkelerde Türkleri ve Türkiye’yi sözde soykırımla tarif etmeye yönelik kararlar parlemento gündemlerine getirilmektedir.

I.Dünya Savaşı’ndan evvelce fazlası kez üçüncü sınıf vatandaş muamelesi gören Ermeniler,Türklerin Anadolu’ya girişlerini takiben;bir yandan Türklüğün adil ve insani töresinden yararlanmışlardır.Askerlikten,kısmen de vergiden muaf tutulurken ticarette,zanaatta,çiftçilikte ve idari işlerde yükselme fırsatını elde etmişlerdir.Hatta devlet kademelerinde de mühim görevlere yükseleneler vardır.

Ancak,Osmanlı Devleti’nin zayıf düşmeye başladığı devrelerde,hemen her hususta Avrupa’nın müdalesi baş gösterince,Türk-Ermeni ilişkilerinde bozulmalar başlamıştır.I.dünya Savaşı esnasında ise,Osmanlı askeri olarak düşmana karşı harpan ya da geri hizmetlerde çalışan Ermiler de bulunmasına rağmen,bunların büyük bir alanı cephede düşmanla beraber Türklere karşı harpmış,yüz binlerce Müslüman’ın hayatına kastederek Anadolu’yu bir harabe durumuna çevirmişlerdir.

Çıkarılan Sevk ve İskanla alakalı mevzuata uymadıkları gerekçesiyle toplam 1397 Ermeni detaylı cezalara çarptırılmıştır.Savaş bölgesinde oturan ve birliklerin hareketini engelleyen,karşı tarafa istihbarat sağlayan,yardım ve yataklık yapan ya da düşman ile beraber onun safhında hareket eden halkların ve kümelerin cephe gerisine gönderildiği görülebilir.Sevk ve İskanın bir hedefi da sivil halkın muhabereden zarar görmesini önlemektir.
Türkiye’de bugün,anne ve babaları ve büyükanne ve büyükbabaların I.Dünya Savaşı’nın korkunç olaylarına dair hikayelerini hatırlayan milyonlarca kadın ve erkek vardır.Bu hikayelerde,tecavüzler ve evlerden zorla çıkarılmalar anlatılmaktadır.Kendilerine sorulduğunda,ailelerinin geçmişini üzüntü ve sinirlilik içersinde anlatmaktadırlar.

Ermeniler gibi,Türkler de düşmanları doğrulusunda öldürülmüşlerdir;onlar yönünden düşmanlar fazlası vakit Ermeniler olmuştur.Türkler de Ermeniler gibi saatinde mecburi göçlere maruz kalmışlar ve bu göçler esnasında çok sayıda insan hastalık ve açlıktan ölmüştür.

Türk bilginleri ve Türk hükümeti her iki tarafın yaşadığı acıları fark etmeye ve üzülmeye başlamıştır,fakat en çok hatırlarında kalan,natural olarak kendi insanlarının çektikleridir.

Türler kendileri,tarihlerini saptıranlara karşı çıkmamış olmaktan ötürü suçludurlar.1912 ve 1922 senelerı arasında korkunç harplardan sonra Türkiye büyük bir harabeye dönmüştür.Şehirler yıkılmış çiftlik hayvanları öldürülmüş,ağaçlar ve ekinler geride hiçbir tohum kalmaksızın yakılmıştır.Bunula beraber,yine de bazıları harpların devam etmesini istemiştir.Türklere ait olan topraklar düşmanların elinde kalmıştır.Savaşlarda herşeylerini kaybedenlerin akıllarında intikam duygusu yer etmiştir. Yeni Türkiye Cumhuriyeti’ni bu duyguların yönetmesi durumunda daha çok ölüm vakası yaşanacaktı. Mustafa Kemal Atatürk hükümeti bu amaçla geçmişteki kayıpları görmezlikten gelen ve eski düşmanlarla barış imzalayan bir siyaset meydana koymuştur. Türk hühmeti, Ermenilere ve diğerlerine karşı Türk davasında baskı yapılmasının eski nefrtleri canlandıracağını ve harpa çağrı çıkaracağını hissetmiştır. Bu yüzden Türkler dertleriyle alakalı hiç birşey söylememişlerdir.bu, o devre amacıyla alınabilecek en doğru karardı. Hiç kimsenin Türkler adına konuşmaması ise bu noktadaki olumsuz neticesi oluşturmuştur.
Türkler, fakat Ermeni teröristlerin Türk diplomatları öldürmeye başlamasından sonra siyasetlarını değiştirmişlerdir. Arşivlerini açmışlar ve harp devresine ait belgeler yayınlamaya başlamışlardır. Bunlar, seneler boyu sürecek, yine edilen bilimsel bir incelemenin bir parçası olmuştur.

 

Paylaşın